'Fac, si facis' Yapacaksan yap!
20 Ekim
Sizin için durum nedir bilmiyorum ama benim için yılbaşında alınan kararlardan ziyade sonbaharda alınanlar daha gerçekçi ve etkili oluyor. Doğanın en belirgin değişime uğradığı bu mevsim bende yenilenme arzusunu harekete geçiriyor olmalı. Bu sonbahar iç sesime kulak vermeyi, bu kez 'ertelememeyi' seçtim. Ve her şey böyle başladı.
Erteledikçe yarım kalan, yapmak isteyip de ötelediğim her şeyin enerjimi aldığını, hayatın bana getireceği yeni ve değerli şeylerin de önünü tıkadığını hissediyorum. Bu durum sonunda şöyle bir hal alıyor; önce şunu yapmalıyım ama o uzun sürecek bir şey, onu yapmadan da başka bir şeye odaklanamam vs gibi birikip birikip yığınlaşan yapılacaklar listemle baş başa oturup kalıyorum. Sonunda bunca manevi yükün altında ezilip kolumu bile kıpırdatamayacak hale geldiğimi hissettiğim anda artık yeter bir silkelenip kendime gelmeliyim dedim ve (bir süre daha erteledikten sonra...) hızlıca harekete geçmeyi hedef edindim.
Tıpkı bugün karşıma çıkan latince bir deyiş olan ''Fac, si facis'' yani Yapacaksan, yap'' gibi... Hayatta hiçbir şey tesadüf değildir öyle değil mi ;)
'Ertelememe' kararımla birlikte aylar önce aldığım ancak ağır aksak ilerlediğim ve bu yazının ana konusu olan 'Sade Bir Yaşam' arzum kendini iyiden iyiye hissettirmeye başladı.Dönüp baktığımda beni sadeleşmeye iten en büyük etkenin manevi yüklerim olduğunu görüyorum. Erteleyerek de dağ üzerine dağ eklemişim. Zaten eşya kalabalığı gibi tüm maddi yükler de en nihayetinde ruhu yormuyor mu?
Önce zamanı verimli kullanamadığına inanmak, türlü yazılar okuyup plan program alanında kendini geliştirmek (sorunun bu olmadığını anlayana kadar nerdeyse master düzeyine geldim), en azından gün 25 saatçik olsa! ütopyalarını sık sık dillendirmek...
Ben bu düşünceler ve bunları aşmak için denediğim türlü numaralar arasında günlerimi tüketirken, hiçbir şey yapmadan ağır iş yapmışçasına kolumun kanadımın kalkmadığı bir anda yine koltuğa yığılıp kaldım ve oturduğum yerden gözüme bir sürü şey takıldı (şu anda odaya yine aynı açıdan bakarak yazıyorum ve bir iki şey buldum yazı sonunda onları da kaldıracağım). Onu kaldırayım, bunu yerleştireyim, ne kadar da çok eşya var! derken bir ışık yandı ve bundan 4 yıl önce bloglar arasında gezerken okuduğum hatta o dönemde bile cezbeden fakat belli ki adım atmamı sağlayacak doyuma ulaşmamış olduğumdan harekete geçemediğim 'minimalizm felsefesi' yeniden aklıma düşüverdi. O Nisan günü aradığımın bu olduğunu anladım ve yeniden araştırmaya türlü kitaplar okumaya başladım. Bu arada da boş durmadım eşyalara ayırdığımız bir odadan koltuk takımını çıkarıp odayı kızıma tahsis ettik. Sonrasında kıyafetler, mutfak eşyaları ve görünen her türlü ıvır zıvır nasibini almaya başladı. Ve fakat hala aynı alanların üzerinden geçme ihtiyacı duyuyorum çünkü her dönüşümde vedalaşacak bir şeyler buluyorum. Eşya yükü azaldıkça ruhumun hafiflediğini hissediyorum.Bu süreci zamanla daha uzun uzun anlatacağım.
Şimdilerde hayatımı adapte etmeyi çok istediğim bir şey daha var ki 'sağlıklı yaşamak'. Bu konuda pek çok kez girişimim oldu ama ne yalan söyleyeyim biraz kolayıma geldi, biraz pis boğazlığıma yenik düştüm sonunda yine başladığım yerde buldum kendimi. Kilo problemim yok ama uzun yıllardır süre gelen, işin dozunu iyice kaçırdığımda beliriveren bir mide problemim var. Bu problem yalnızca yemeğe dayalı değil düşünce kalabalığına gark olduğum zamanlarda da hortluyor. Her türlü fazlalık sağlığa zarar ;)
Her şeyden öte benim dinç olmaya, dinç kalmaya ve enerjik hissetmeye ihtiyacım var. En çok da irademin kendi elimde olduğunu bilmeye... Kızımın da bana :) Aldığım en büyük, en irade gerektiren kararım da bunun üzerine. Tepeden tırnağa, içten dışa sade bir insan olmak beni ben yapacak biliyorum.
Sabırsızlık ve büyük bir heyecanla, kaplumbağa adımları ile yol alıyorum. Ufak ama kararlı adımlar! Tam da ihtiyacım olduğu gibi.
İşte o heyecan anlarından birinde şu videoyu hazırladım. Umarım heyecanıma sizi de ortak edebilirim :)
Yazacak, yapacak, paylaşacak daha çok şey var. Azaldıkça çoğalacak yazılarım.
Hep sevgiyle ^.^
Anlık paylaşımlar yaptığım sosyal medya hesaplarım;
Instagram@sadebiryasam
Facebook @sade1yasam
Twitter @sade1yasam








2 yorum
Efendim, çok güzel bir paylaşım olmuş, o yükleri atmak lazım dediğiniz gibi :)
YanıtlaSilSade bir yaşam, en güzeli :)
Teşekkür ederim değerli yorumunuz için. Kendini bularak yaşanan sade bir yaşam diliyorum :)
Sil