Sosyal Medya Bağımlılığı - FOMO
24 AralıkBağımlılıkların en farkında olmadan hayatımızın her alanını kaplayanı sosyal medya! Facebook ile 7'den 70'e herkesi saran, Twitter'da dobralık şapkası altında gelişi güzel her konuda fikrimizi belirtmekten çekinmediğimiz, Instagram ile bir zamanlar ayıptır söylemesi diyerek söze başladığımız yediğimiz içtiğimiz de dahil sakınmadan paylaştığımız ve ...mış gibi yapan herkesi göründüğünden ibaret sandığımız dahası kendimizi olmak istediğimiz gibi gösterebildiğimiz nice sosyal mecra...
Keyif aldığımız, değer katan paylaşımları takip etmek iyi hoş ama olumsuzluklarından daha fazla etkilenir olmadık mı sizce de?
Eğlenmek, keyif almak için hesap açtığımız tüm bu mecralara ne kadar vakit ayırdığımızın farkında mıyız?
Telefona elimizi atarak açtığımız gözümüzü, gecenin bir vakti uykusuzluğumuza direnip zorla açık tutar olmuşsak hal keyiften çıkıp çoktan bağımlılığa dönmüş demektir. Farkına varabiliyor ve önüne geçebiliyorsanız ne ala... İtiraf edeyim ben son zamanlarda gündemin de etkisiyle dizginleyemez oldum. Tam da bu noktada bilinç kontrolümüzü kaybetmeye başladığımızın göstergesi olan FOMO (Fear of missing out) hastalığı baş gösteriyor.
FOMO çevrimiçi olamamaktan, gündemi/gelişmeleri kaçırmaktan korkmak diye tanımlanıyor. Bir kısım insanda ise onay ve kabul görme güdüsü ile ortaya çıkıyor. Paylaşılan fotoğrafın kaç beğeni aldığı, hangi tarz paylaşımların daha fazla beğenildiğinin değerlendirilip o noktaya şartlanmak, herkes tarafından çok merak ediliyormuş hissiyatına kapılıp an be an durum ve yer bildirimleri, beğeni almadığında kıskanıldığını düşünüp insanlara tavır alma gibi takıntılı davranışlar...
Yapılan araştırmalara göre bu bağımlılık en çok Z kuşağını, erkekleri ve 15-35 yaş aralığını etkiliyormuş.
Sosyal hesaplara bağımlılık asosyal insanlar doğurdu
Arkadaşlarımızla buluştuğumuzda anı ölümsüzleştirmek, paylaşmak uğruna andan kopuk yaşıyoruz. Elimizde telefon olmadığında dahi anda değiliz çünkü aklımız sosyal hesaplarımızda. Etkisi yalnızca sosyal çevremize değil, en çok da aile ilişkileri etkileniyor ve eşiyle çocuğuyla ilgilenmeyen bireyler günden güne artış gösteriyor. Aile yaşantısını etkileyen yalnızca telefona daha fazla ilgi göstermek değil, sosyal medyadaki mış gibi hayatların albenisine kapılıp kendi hayatımızı olduğu gibi kabullenemeyip daima mutsuz olacak bir nokta bulmak. Hangimiz mutlu ve güzel göründüğümüz anları paylaşmak varken mutsuzluklarımızı, kötü göründüğümüzü düşündüğümüz bakımsız hallerimizi paylaşmayı yeğleriz ki? Bağımlılık devreye girdiğinde mantığımız kontrol dışına çıktığından bu ayırdı yapamıyoruz ne yazık ki...
FOMO Belirtileri Nelerdir?
▸Yeterince zaman geçirmiş olmanıza rağmen sosyal hesaplarınızı tekrar tekrar kontrol etmeden duramıyorsanız
▸Sanal medyada geçirdiğiniz zaman artıyor ve sorumlu olduğunuz kişileri aksatıyor, günlük rutinleriniz bozuluyor ve yetişememe duygusundan kurtulamıyorsanız
▸Sosyal mecralara giremediğinizde boşluk ve huzursuzluk gibi yoksunluk belirtileri ortaya çıkıyorsa
bağımlılık başlamış demektir.
Üsküdar Üniversitesi Rektörü, Psikiyatri Uzmanı Prof. Dr. Nevzat Tarhan sanal bağımlılığın üç aşaması olduğunu belirtiyor. Birinci aşamada kişi bunun bağımlılık yaptığını biliyor ama günlük yaşamını çok bozmuyor. Bu genelde hepimizde var. Sabah kalkıyoruz, 5-10 dakika yeni bir gelişme var mı diye kontrol edip işimize dönüyoruz. İkinci aşamada kişi istemediği halde uzun zaman geçiriyor. 1-2 saat geçirdikten sonra, 'Ne biçim insanım, neden bu kadar zamanımı harcadım?' diyor ve birçok işi aksıyor, sonra pişman olup üzülüyor ama böyle gelgitler yaşıyor. Burada artık bağımlılık başlamıştır ama ilk aşamasındadır. İlerledikten sonra 'Bu benim hayatımın bir parçası, olmazsa olmaz' diyor, evliliğini bitirmeye karar veriyor, iş yerine gitmemeye sebep oluyor, bu derece kişinin hayatını kısıtlıyorsa bu artık klinik tedavi noktasına gelmiş demektir. Öğrencilerin bazısı okula gitmiyor bu yüzden, anne baba ikna edemiyor.' İnsanlara tavsiyem; tek ilgi alanları bilgisayar ve sanal ortam olmasın. Kendilerine başka ilgi alanları bulsunlar. Doğa yürüyüşü ve arkadaşlarla vakit geçirme gibi aktivitelere katılmak gerekiyor diyor.
Sosyal medya bağımlılığı (Fomo) ile telefon bağımlılığı (nomofobi) iç içe. Bu yazıyı bitirip önce Twitter'dan haber alacak!, Instagram'a bakacak, Facebook ana sayfama da göz gezdirip Twitter'daki son güncellemeleri de kontrol edip....... Hayır yalnızca içsesime kulak vereceğim.
O telefonu hemen elinden bırak ve yat uyu Gözde!
Hayatın her alanında sadeleşmek dileğiyle ❣
Prof. Dr. Nevzat Tarhan'ın değerli bilgileri e-psikiyatri.com dan alınmıştır.










2 yorum
Merhaba, ne kadar doğru yazmışsınız. Bir dönem sosyal medya işini çok abartmıştım. Bu işin böyle gitmeyeceğine karar verip hepsini kapattım. Belli bir süre sonra yepyeni tek bir instagram açtım ve şimdi gayet kontrollü şekilde kullanıyorum. Hiçbirşey ailemize ve kendimize ayırdığımız zamandan daha mühim değil..
YanıtlaSilSevgiler
Hiçten başlamak en güzeli böyle durumlarda, hem değer katacak insanlarla yolunun kesişmesi çok daha değerli :) Ve haklısınız sanallıkta kaybolup gitmemek, asıl yaşamı es geçmemek mühim olan.
SilHoşgeldiniz bu arada, çok memnun oldum
Sadelik ve sevgi ile ❀